iRFaNCiKoGLu | Haber Script
  Süreçleri Yeniden Yapılandırma

11.11.2008

Süreçleri Yeniden Yapılandırma

İşletmelerin yönetiminde son yıllarda en fazla sözü edilen kavramlardan birisi kıyaslama diğeri ise küçülmedir. Makale her iki kavramın uygulanma aşamalarına, tanımlarına ve literatürde geçen benzer kavramlarla olan farklılıklarına yer veriyor.

Süreçleri yenileme, süreçleri yeniden tasarlama veya sadece yeniden yapılandırması olarak da adlandırılan "süreçlerin yeniden yapılandırılması" ile ilgili tanımlamalar ve teoriler, uzun zamandır bilinmesine rağmen bir kaç yıldır gündem bulmakta.

Süreçlerin yeniden tasarlanması, "organizasyon içindeki ya da organizasyonlar arasındaki iş akışı ve süreçlerin analizi ile tasarlanması"dır. Süreçlerin yeniden yapılandırılması, ise mevcut iş süreçlerinin, performans ölçütlerinde büyük gelişmelere ulaşabilmesi için işlerin analizi ve radikal bir şekilde yeniden tasarlanmalarıdır.

Temel olarak, yeniden yapılandırma kavramının bütünü, ister imalat/üretim olsun ister hizmet süreci olsun, organizasyondaki süreçlere odaklanmaktadır. Dünya ve iş çevreleri teknoloji değiştikçe, kişilerin düşünceleri de değişmekte ve buna parelel olarak iş organizasyonları da sürekli değişime uğramaktadır. Eğer bir şirket, süreçlerini değiştirmek için çeşitli yollar bulan rakipleriyle baş edemiyorsa, uzun süre ayakta kalması imkansızlaşmakta.

Yeniden yapılandırma konusunda göz ardı edilmeyecek en önemli nokta, esaslı değişimle ilgili olmasıdır. Yeniden yapılandırma, günlük süreçlere ve bu süreçlerin gelişimine bakmak yerine bireylerle ilgili süreçlere kadar inerek şirketin tamamını analiz etmek ve nelerin birleştirilebileceğini, elenebileceğini, uygulanacağını ve yenileneceğini bulmaktır.

Bu kadar radikal bir değişimle baş etmek yaratıcılık, yenilik ve araştırma gerektirir. Aynı zamanda organizasyonun tamamının yeniden yapılandırılmasını gözlemleyebilecek ve bildirebilecek, en tepeden bir kişinin güçlü liderlik yeteneğine ihtiyacı vardır. Ayrıca, yeniden yapılandırma sürecinde, değişimleri atlatabilecek ve uygulamasına yardımcı olabilecek iş gücü zorunludur.

Süreçleri Yeniden Yapılandırma Toplam Kalite Yönetimi' nden nasıl ayrılır?

Son yıllarda, iş süreçlerine artan ilgi büyük ölçüde Toplam Kalite Yönetimi felsefesine bağlıdır. Genellikle Toplam Kalite Yönetimi'nden veya sürekli gelişimden bahseden yönetim tarzı, belirli bir dönemin sonunda iş süreçlerinin ve ürünlerin sürekli artan gelişimlerinin üzerinde duran programlara ve inisiyatiflere bağlıdır. Bu durumun tersine, iş süreçlerinin yeniden tasarlanması veya süreç yenilenmesi olarak da bilinen Yeniden Yapılandırma, sınırlı zamanda radikal tasarımları ve gelişmiş iş süreçlerini amaçlayan farklı inisiyatiflerden söz etmektedir.

Yeniden Yapılandırma Sürecinin Adımları

Yeniden yapılandırma projesinin başlangıcında, şirket ilk adım olarak faaliyete geçeceği durumları keşfetmeli ve bunları bütünüyle birleştirmelidir. Aynı zamanda, sonuçların ne olması gerektiği görüşünü ve kapsamlı amaçları yapılandırmalıdır.

İkinci adım, yeniden yapılandırma gerektiren süreçleri ortaya çıkarmaktır. Temel değişiklikleri tek zamanda tüm süreçlere uygulamak pratik olamayabileceğinden, yeniden yapılandırma süreci için oluşturulan iş takımı farklı değişkenlere bakmalıdır. Örneğin bu değişkenleri tespit etmek için şu sorular sorulabilir: hangi süreçlerin acil değişikliklere ihtiyacı var ya da hangi süreçler diğerlerinden önce gerçekleştirilmemelidir ? Yeniden yapılandırma gerektiren süreçleri değerlendirdikten sonra, değerlerin ve zaman programlarının listesi yapılmalıdır.

Üçüncü adım, yeniden yapılandırma ile görevleri değişecek olan kişileri, yeniden yapılandırmanın nasıl etkileyeceğini ve organizasyon içerisinde var olan teknolojinin bu sürece nasıl yardımcı olabileceğini anlamak olmalıdır. Bilgi teknolojileri, veri ve istatistik sağlamak için güçlü uygulamaları kullanma yoluyla yeniden yapılandırmayı değerlendirmede ve mümkün kılmada çok yararlı bir araçtır. Eğer organizasyonun mevcut kültürü değişime karşıysa, yeniden yapılandırma süreci bir duraksama yaşayabilir.

Yeniden yapılandırma, değiştirilen iş süreçlerinde yer alan kişileri kapsamalı, bu kişilere işlerini geliştirmek için ne yapmaları gerektiğini düşündürmeli ve ayrıca onlara, değişikliklerin başarılarında katkıları bulunduğunu hissettirmelidir.

Dördüncü adım, mevcut süreçleri kavramaktır. Temelde yatan mevcut anlayışlar anlaşılmadığında, gerçek sorunları algılamak dolayısıyla da yeni anlayışlar yaratmak zordur. Başka bir deyişle, eğer mevcut sorunlar sistemde bilinmeden yerine konulursa, yeni süreçlere sahip olmak yararlı olmayabilir.

Yeniden yapılanma sürecinde, insan ve bilgi teknolojisi araçları ile mevcut süreçlerin karşılaştırmaları derlendikten sonra, yeniden yapılanma için oluşturulan takım devam etmeye hazır olmalıdır. Bu da, yeni fikirler üretmeyi, sınırlandırılmamış yaratıcılığı ve güveni içermelidir. Herkesin hata yapma oranı olduğu anlaşılmalıdır fakat asıl amaç başarıdır. Kıyaslama sürecinde, bilgisayar ve canlı simülasyonlara, araştırma ve istatistiklere kadar mevcut tüm araçlar kullanılmalıdır.

Altıncı adım, yeniden yapılandırılmış süreçlerin uygulanmaya konulmasıdır.

Yedinci adım ise, devamlı olarak yeniden yapılandırma süreçlerini değerlendirmektir. Çalışanlar doğru şekilde eğitildiler mi? Yeni iş yapma metotlarını tam olarak anladılar mı? Tüm çabalar gerçekten taban seviyesini etkiledi mi?

Değişim Mühendisliğinde beş adım yaklaşımı:

  • İş vizyonu ve süreç için amaçlar geliştirin: Değişim Mühendisliği, maliyet ve zaman azaltma, ürün kalite geliştirme gibi belirli iş amaçları gerçekleştiren iş vizyonu ile birlikte yürütülür.

  • Yeniden tasarlanacak süreçleri tespit edin: En önemli süreçlere odaklanan yüksek etkili yaklaşımı kullanın.

  • Mevcut süreçleri anlayın ve ölçün: Eski hataların tekrar edilmesinden uzak durmak ve gelecek gelişimlere başlangıç noktası sağlamak için mevcut süreçleri sürekli olarak değerlendirin.

  • Bilgi Teknolojileri gücünü saptayın: Bilgi teknolojilerinin becerilerinin farkında olmak süreç dizaynını etkileyebilir ya da etkilemelidir.

  • Yeni süreçlerin prototipini tasarlayın ve yapılandırın: Gerçek tasarılar Değişim Mühendisliği sürecinin sonu olarak görülmemelidir. Prototip kavramı, Değişim Mühendisliği yaklaşımını, sonuçların hızlı gönderimi ve müşteri memnuniyeti ile düzene sokmaktadır.

 

Referanslar

Davenport, T.H. & Short, J.E. (1990 Summer) "The New Industrial Engineering: Information Technology and Business Process Redesign," Sloan Management Review
Davenport, T.H. (1993) Process Innovation, Harvard Business School Press
Earl, M.J., Sampler, J.L.& Short, J.E. (1995). "Strategies for business process Reengineering: evidence from field Studies" Journal of Management Information Systems
Hammer, M. (1990) "Reengineering Work: Don't Automate, Obliterate" Harvard Business Review.  

Yazan : Davenport

iRFaNCiKoGLu | Haber Script
  Stres Yönetimi

11.11.2008

Son yirmi yıldır, kişilerin sağlığını ve organizasyonların performansını etkileyebilecek duygusal ve zihinsel faktörlere artan bir ilgi var. Mesleki stres doğdu ve bu ilgiyle birlikte bugünlerde, stres yönetiminde kazançlı bir piyasa gelişti. Endüstri organizasyonları ve ticari organizasyonlar, kayıplarını azaltacağı ve karlarını geliştireceği umuduyla stres yönetimi danışmanları görevlendiriyorlar. Bu durum, önemli konu ve soruları ortaya çıkarıyor:

  • Stres yönetimi çalışan sirkülasyonunu azaltabilir, kurum performansını arttırabilir mi?

  • Stres yönetimi etkili olarak neye danışmanlık ediyor?

  • Stres yönetimiyle ilgilenenler ne derece niteliklidirler?

  • İşverenler, organizasyonları için stres yönetiminde en iyi yaklaşımı nasıl seçerler?

    Stres ve nedenleri

    Stres, bireyin çevresel isteklerle etkileşiminin sonunda hissettiği deneyimi tanımlayan durumdur. Stres deneyimine neden olan olağan isteklerin kişi tarafından yorumlanmasıdır. Yorumlayıcı süreçte yer alan faktörler, genetik ve çevresel etkilerin bir karışımıdır.
    İsteklerin yorumlanması ve bir bireyin bunların üstesinden başarılı bir şekilde gelmesi deneyimlere, inanç, amaç, beklenti ve ihtiyaçlara bağlıdır. Bu deneyimler, genetik kalıtım, kişilik, eğitim , yetişme, yaş, cinsiyet, fiziksel ve akli sağlığın genel durumuyla şekillenebilir. İşte bu, bir deneyim bir kişi için stres vericiyken diğeri için olmamasının altında yatan nedendir.

    Burada bir karmaşayla karşı karşıyayız. Mesleki stres, kişinin işlerinin üstesinden gelememe beceriksizliğinin mi yoksa işverenin uygunsuz isteklerinin çalışana aşırı yüklenmesinin bir sonucu mudur? Bu durum, genellikle, bireyin kişisel durumlarının önemsenmemesi nedeniyle daha da karmaşık bir hal alır. Açık olan şu ki bireyin kişisel ve sosyal yaşamı işini etkiler. Bu nedenle, işyeri stresini yönetme stratejileri şunlar üzerine odaklanır:

    • Birey ( örneğin rahatlama teknikleri, davranış terapisi, zaman yönetimi)
    • Birey/ organizasyon arabirimi ( kişi-iş uyumu, iş belirsizliği)
    • Organizasyon (organizasyonel yapı ve kültür)

    Stres yönetiminin fonksiyonları

    Çoğunlukla, stres yönetimi kursları, stres üzerine olan ilgiyi arttırır, stresin karşılığını, belirti ve semptomlarını tanımlar, kaynaklarını açıklar ve stresle başedebilme becerilerinin çeşitliliği üzerinden rehberlik ve öneriler sunar. Bu programların çoğu, davranış değiştirme, sağlık terfisi ve kişisel yetenek gelişimi desteği vererek bireye odaklanma eğilimi gösterir. İşverenler bu yaklaşımla, işin gereklerinin üstesinden çalışanların sağlıklarına ve performanslarına zarar vermeden daha etkin bir şekilde geleceklerini umuyorlar. Ayrıca bireye yönelik stres yönetimi programları pahalı değil, uygulaması kolay ve işverenlerde konuyla ilgili oldukları izlenimini yaratıyor.

    İşverenlerin stres yönetimine yatırım yapmalarının birincil nedenleri arasında şunları saymak mümkün:

    • Çalışan verimliliğini yükseltmesi

    • Çalışan işe gelmemelerini azaltması

    • Çalışanların ölmeden ve emekliliği dolmadan işten ayrılmalarını azaltması

    • Çalışan sağlığı maliyetlerini düşürmesi

    Stresin maliyetleri

    İşverenler, yatırımlarını yapıyor ve pozitif sonuçlar bekliyorlar. Fakat, bu sonuçların miktarını, etkili stres yönetimi yoluyla nasıl belirleyebilirler? Dahası;,işte olup da iyi performans gösterememe gibi stresin aşağıda yer verilen diğer maliyetleri nasıl hesaplanabilir?

    • Azalmış akli performans.
    • Kazaya meyilli olmak
    • Kişilerarası ilişkilerde çatışmalar
    • Konsantrasyon yokluğu
    • Zayıflamış yargılama
    • Etkisiz yöneticilik ve liderlik
    • Azalmış yaratıcılık ve yenilik
    • Yavaş ve zayıf karar verme.

    Stres buzdağı…

    Biz bu açmazı "stres buzdağı" benzetmesiyle somutlaştırıyoruz. Stresin suyun üzerindeki maliyetlerini hesaplamak sadece işe gelmemezlik, erken emeklilik , erken ölüm ve çalışan sağlığıyla mümkündür. Daha büyük problem olan "işyerinde olmak ancak performans gösterememek" suyun altında yer alıyor ve strese bağlı olan bu maliyeti hesaplamak gerçekten çok zor. Bireylerin evdeki streslerini, iştekiler gibi göz önünde tutmak da bu noktada önemlidir. Evdeki mali zorluklar ve ilişkilerdeki bozukluklar konusunda endişeli olan biri, işte zayıf bir performans gösterebilir. Organizasyonel değişimlerde amaçlanan stres yönetimi stratejilerinin, bireylerin problemlerini ve bu problemlerin işteki performanslarına etkilerini azaltmada başarılı olma olasılığı yoktur.
    Stres yönetimi programlarının ve aracılıklarının çoğunda "her ne yapılırsa bir şekilde yardımcı olur" varsayımı yapılıyor. Bu nedenle somut yararların olduğuna dair az sayıda örnek ve çalışma bulunuyor. Şu anda üç adet işyeri aracılığı yaklaşımı bulunuyor:

    • Bireyi eğitmek ve yetkilendirmek stres yönetimi kurslarından geçer.
    • Danışmanlık ve çalışan yardım programları (EAP-employee assistance programs) ev yaşamı, sosyal yaşam ve iş yaşamıyla ilgili zorluklarının üstesinden gelirken bireylere yardımcı olabilmek için oluşturulmuştur.
    • Yüksek riskli grupları ve uygun olmayan organizasyonel uygulamaları ortaya çıkartmak için stres denetimcileri…

    Bir organizasyondaki stres yönetimi insiyatifinin başlangıcı kritiktir. Çalışanlar, stres yönetimi programına başlamayı, diğerlerine zayıf oldukları sinyalini verdikleri, sorunlar üstesinden gelemediklerini kabul ettikleri şeklinde düşünürler. Konuya, sağlık bayrağı altında yaklaşmak iş performansı bağlamında vurguyu ortadan kaldırır.

    Stres denetleme

    Organizasyonel yanları ele alabilmek için bazı araştırmacılar, stres denetlemenin kullanımını tavsiye ediyorlar. Bu denetlemeler, yüksek riskli çalışan grubunu ve uygunsuz yönetim stili gibi problem yaratan organizasyonel özellikleri açığa kavuşturmayı amaçlıyor. Stres denetlemeleri, sorumluluğu, işyeri stresini azaltmak ya da yok edebilmek için düşünmeye teşvik edilmiş işverenlere kaydırıyor. Stres denetleyen bir organizasyon, bir kuruma en uygun stres yönetimi yaklaşımı ve aracılığını sağlayabilir.

    Stres denetleyicilerinin stresi azaltmak için uyguladığı stratejiler şunları içerebilir:

    • Görevi ve iş ortamını yeniden tasarlayın

    • Esnek iş programları gerçekleştirin

    • Katılımcı yönetimi destekleyin

    • Kariyer gelişimine çalışanı da dahil edin

    • İş rollerini analiz edin ve amaçları gerçekleştirin

    • Sosyal destek ve geri dönüşüm oluşturun

    • Birbirine bağlı takımlar yapılandırın

    • Adil çalışma programları oluşturun

    • Ödülleri paylaşın

    İşverenler, stres yönetimine yatırım hakkında doğru kararlar verebilmek için bu konulardan haberdar olmalıdırlar. Onlara göre, etkili bir stres yönetimi aracılığı, çalışan hastalığı azaltır ya da en aza indirger, dahası işe gelmemeyi ve erken emeklilik ve erken ölümü minimize eder ve şirket karlarının artmasını da sağlayarak çalışan verimliliğini arttırır. Bu sonuçları ölçmek için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir öyle ki; farklı aracılıkların etkinliği düzenli bir şekilde ölçülebilsin

  • Yazan : Terry Looker

      1940'tan Günümüze İnsan Kaynaklarının Gelişimi

    11.11.2008

    1940'tan günümüze insan kaynaklarının işveren ilişkileri, ücret/iş, örgütsel gelişim ve kariyer konularındaki tarihsel gelişimi...

    Boyutlar  1940-1950
    Mekanik 
    1960-1970
    Yasal 
    1980
    Organik 
    1990
    Stratejik 
    2000
    Katalitik


    İşveren İlişkileri İşçi sınıfı-yönetim uyuşmazlığı
    Sendikaların güçlenmesi
    Çelik sendikaları grevi Sendikaların güç kaybedişi
    Savaş sonrası kuşağın/yuppilerin çocuklarını işe getirmesi
    Takımlar, duruma bağlı çalışanlar,
    Roller ve iş stresi
    Çalışanların iş sadakati, zaman bazlı iş gücü, işte psikiyatri, iş vermede sınırların kalkması, sendikaların yükselişi


    Ücret/İş Adil iş için adil ücret
    Bonuslar
    Kar paylaşımı
    Emeklilik
    Sağlık sigortasının başlangıcı
    Satış teşvikleri
    Hisse senetleri
    Ödüllendirme sistemleri
    Başarı hırsı 
    Takım maaşları
    Ödüllendirme ve takdir etme
    Yönetici ücretlendirme sistemleri
    Yetkinlik bazlı ücretlendirme
    Seviyelere göre değişen ücretlendirme
    Ek kazançlar


    Örgütsel Gelişim Sınırlı işveren-yönetim gelişimi
    Hiyerarşi
    Bilimsel yönetimin başlangıcı
    Hiyerarşi
    Küçülme
    Liderliğin ortaya çıkışı
    İş süreçlerinin güçlenmesi
    Yeniden yapılanma
    Öğrenen organizasyon
    Sanal kurum
    Güçlü liderler
    İnternet
    Telekomünikasyon
    Yeniden yapılanma
    Çalışanın kişisel


    Kariyer Güçlü sendika ilşkileri
    Maaş dışı hakların yönetimi
    İşe alma
    Devam eden güçlü sendika ilşkileri Güçlenen İK yöneticileri
    İK disiplinlerinde uzmanlaşma
    Tam stratejik ortaklık
    Outsourcing
    Az personelli İK fonksiyonları
    İnternetin yaygın kullanımı
    Örgütsel gelişimin zirvesi


    Kaynak: Ulrich, D. Losey, M.R. & Lake, G. (1997). Tomorrow's HR Managament. NY: John Wiley & Sons, Inc.

    Yazan : Ulrich, D. Losey, M.R. & Lake

     

    Sayfa : 1 2